haftada 45 saat çalışmaya tepki gösterilmemesi – gündem – sayfa 31

HomeTürkiye Ekonomisi

haftada 45 saat çalışmaya tepki gösterilmemesi – gündem – sayfa 31

[...] olanlar daha iyi şartlar talep edemesin. ölümü gösterip sıtmaya razı olma muhabbeti yani. ayrıca firmalar eleman kapabilmek için birbirleriyle y

Teknoloji Buluşmaları Gaziantep’te gerçekleştirilecek – İŞE YARAR HABERLER
Pekcan: İhracatçılarımıza 3 milyar 754 milyon lira destek vermeyi öngörüyoruz
100 Yıllık Firma Kepenk İndirdi

[…] olanlar daha iyi şartlar talep edemesin. ölümü gösterip sıtmaya razı olma muhabbeti yani. ayrıca firmalar eleman kapabilmek için birbirleriyle yarışmıyorlar bu sayede.
aslında senin yanına bir kişi daha alsalar, hem iş paylaşılacak ve sen de rahatlayacaksın hem de işsiz bir kişi iş sahibi olacak ama o iş öyle yürümüyor.
kapitalist ekonomi modelinde işverenin karını maksimize etmesi için maliyeti düşürmesi gerek. aldığı hizmet, hammadde, işyeri kirası, elektrik vs yi düşüremediğinden en kolay kalem olan insan emeğini sömürerek yapıyor bunu. yani sizin zamanınızı ve emeğinizi ucuza satın alarak daha fazla kar yapıyor.
siz işinizi kaybetmemek veya yükselebilmek için kendinizi şirkete adıyorsunuz ve bir kaç kişinin yapabileceği iş size yıkılıyor. bu sadece korkudan, mecburiyetten değil, müdür olup sınıf atlamak için kendisini şirkete adayan çok insan var. işkolik dediklerimiz bunlar işte. bunların da hayatları hayat değil, işverenden alacakları biraz […] büyük tehlike sosyalist fikirler.
işte bu devrim rusya’da zamanında yapılıyor ve sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği kuruluyor.
bugün özendiğimiz avrupa’da çalışma şartları çok da iyi değilmiş eskiden. ama sovyetler’in kurulması ve iş koşullarını düzenlenmesi kapitalist avrupa’yı tedirgin ediyor ve insanlar sosyalizme yönelmesin diye bugün “sosyal devlet” dediğimiz anlayışa yöneliyorlar.
konunun başına dönecek olursak, özel mülkiyeti lağvetmediğiniz sürece bu koşulları çok da iyileştiremezsiniz. alternatif olarak gösterebileceğiniz bir model de yok artık. sosyalistler hem insani hakları savunup hem de diğer kapitalist uluslarla yarışamıyorlar. kapitalistler de başarılı bir sosyalist modele katlanamazlar. yıkılması için her şeyi yaparlar. […] zannetmiyorum ama görece iyi durumdalar. gelişmiş ülkeler ve belli standartları oturtmuşlar. milli gelirleri yüksek. ki bu ülkeler de bir kaç tane. ama her ülke avrupadakiler gibi olacak değil. ülkelerin çoğunda iş koşulları çok daha ağır.
insanoğlu bencil ve zaafları olan bir tür olduğundan yakın zamanda bir değişim olacağını sanmıyorum. kapitalizm elbette bir gün yıkılacak, zaten sürekli krize giriyor ama aşıyorlar günübirlik […] ama işçilerden daha fazla mal, mülk biriktirdiğiniz asla gündem olmayacaktı.

====================::====================

bu tepkisizlikle ilgili birçok parametre var. bence güncel meseleleri takip edebilmek adına, iktisat ve politikanın birbirine geçmiş iki büyük disiplin olduğundan hareketle; politikanın etkilendiği baskılayıcı * gelişmelerin, iktisadi kaos ortamını besleyen sosyokültürel çöküşlerin takip ettiği ideolojik damarı bulmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
27 mayıs 1960 hareketi gerçekleştikten bir yıl sonra, ülke […] en özgürlükçü anayasasına kavuştu. 27 mayıs ortamını hazırlayan baskıcı anlayışın başka bir baskıcı anlayışla çarpışmasının ardından süregelecek toplumsal çalkantılara rağmen; vatandaşların çalışma ve sosyal hayatına pranga vurmak, yurttaşı borçlandırmak, borç ekonomisi içerisinde insanların iliğini sömürmek kimsenin aklına gelmemişti.
12 mart 1971 muhtırasının ardından nispeten daha sağa kayan siyasi konjönktür, dönemin politikacılarının sol hareketleri düşman görme eğiliminin yan kolu olarak sendikalar üstüne […] namusuyla çalışan milyonlarca insan muhbirlik düzenine terk edilmiş, birçoğu sendikacılıktan gelme deneyimli idareciler göz kırpmadan harcanmış, meydansa sarı sendika müdavimlerine kalırken, medyasından bürokrasisine her makam yiyicilerle dolmuş, onların semirdiğiniyse bu halk haklarından feragat ettirilerek ödemeye mahkum edilmiştir.
türkiye’de yasa yapmakla yasalara uyulacağını zannetmek, her kanunun bir öncekini aratmasının temel sebebini ısrarla görmüyor olmak; statükoya meyleden liboş zihniyeti eleştirmeden, suya sabuna dokunmadan çözüm üretme gafletinden ileri gelmektedir.
hatırlarsanız, ak parti iktidara gelişinin henüz üçüncü senesini doldururken avrupa birlği müktesebatı teranesi parlatılıyordu. içinde ekonomik göstergelere, çalışanların haklarının iyileştirilmesine dair bir tek madde gösteremezsiniz. varsa yoksa tavizi öven, teşvik eden; bankacılık sisteminin iktidarla olan ilişkisinin daha sağlam temellerle halkı söğüşleyebilmesi üzerinden yürüyen, sermayedarlara kol kanat geren garip yıllar yaşadık.
2010 yılında tekel işçileri sıhhiye ‘de tekme tokat dayak yerken, ankara ayazı yeterince çarpmamış gibi bir de buzdan soğuk havuzlara atılırken, işte bu müzakereci tayfa geçmiş dönemlerin sendikacılarını mezarlarında ters döndürecek vurgunlar peşindeydi. ve başardılar.
avm ekonomisi yalnızca bir sistem eleştirisinin adı değildir. aslında sizin hayatınızı şekillendiren, sokak kültürünü, pasajları, ticareti düzgün esnafı ucuzculukla bitiren; sosyal hayatınızı elinizden alırken hayatınızı 16 saate varan bir esaretle ucuzlatan toplumsal bir kırılmanın adıdır. devlet zamanında iktisat disiplinine, mali konulardaki önlemlere, kalkınma planlarına azami özen göstermiş olsaydı; bugün ciğeri beş para etmez medya mensuplarına, milleti uyuşturan magazin içerikli yayınlara milyon dolarlar akıtılmayacaktı.
insanların yaşam hakkına ve tarzına saygı duyan; çalışma hayatında ilk olarak verimliliği, ardından topyekün kalkınmayı hedefleyen, insanları boğmayan, izin günlerinde çalışanını darlamayan, küçük esnafsa kendi yağında kavrulurken bile alım gücünde belirli bir çıtayı aşan; kobiyse dengeyi, kurumsal ve büyük bir firmaysa dünyayla rekabet edebilmeyi, çalışanlarının motivasyonunu artıracak insani ölçütleri önceleme ile sağlayan bir iş disiplini yerine aksini uygulamaya kalktığınızda günümüzdeki modern kölelik ortaya çıkıyor arkadaşlar. aktörler ve figüranlar her zaman yalan söyler; iktisatla siyasetin denklemi ise nettir, formüller sizi hiçbir zaman yanıltmaz.

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: